
Birçok kurum sürdürülebilirlik raporları yayımlar, ESG hedeflerini ilan eder, iletişim kampanyaları düzenler. Ancak sürdürülebilirlik gerçek anlamda kurum kültürünün parçası haline gelmediğinde, bu çabalar birer iletişim projesinin ötesine geçemez. Asıl soru şudur: Sürdürülebilirlik sadece bir niyet beyanı mı, yoksa sisteme yerleşmiş bir davranış biçimi mi? Bu program, sürdürülebilirliği stratejiden performans yönetimine, tedarik zincirinden liderlik yetkinliklerine kadar kurumun tüm dokusuna nasıl yedirileceğini ele alıyor. Çalışan inancı, genç kuşak beklentileri ve itibar yönetimi gibi insan boyutunu ihmal etmeden, karşılaşılacak dirençlere karşı hazırlıklı olmayı da kapsıyor. İdil Türkmenoğlu, 30 yılı aşkın kurumsal deneyimini ve yönetim kurulu perspektifini bu kritik konuya yansıtıyor.














